3.10.2012 21:37 | MSN KADIN .

İlk Karşılaşma Nasıl Olacak?

İlk randevu ile kör randevu genellikle birbirine karıştırılır. Öncelikle ayıralım. Hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadığınız, daha önce telefonda, internette veya bir ortamda tanışmadığınız bir insanla, başkası vasıtasıyla yer ve mekan seçiminin belirtildi


İlk Karşılaşma Nasıl Olacak?

İlk Karşılaşma Nasıl Olacak?

Şimdi gelelim ilk randevuya, hakkında en azından birkaç fikriniz olan biriyle karşılaşacaksınız. Bir ilişkinin başlayacağına karar verilecek gün, özünde bu ilk görüşmedir. Çoğunlukla gecenin sonuna varmadan, karşımızdaki kişi hakkında bir karara varmış oluruz.

İlk randevu öncesinde insan midesinde kelebeklerin uçuştuğunu hisseder, saatler bir türlü geçmek bilmez. Tatlı bir telaş sarar ruhumuzu ki bu da hoştur. Çoğu zaman karşımızdakinin özelliklerini ne kadar seveceğimize değil, kendimizi nasıl beğendireceğimize odaklanırız.

Kıyafet seçmek işin en ızdıraplı tarafıdır. Gardırop önünde geçirilen uzun saatler, yatağın üstünde biriken fırlatılıp atılmış ütülü elbiseler, “üstüme giyecek bir şey yok yahu” çığlıkları, en severek alınan bluzu beğenmemek, zayıf gösterdiğini düşündüğünüz için sığmaya çalışılan eski pantolon, sizi terletmekten başka bir işe yaramaz. Doğru seçimi yapabilmek için nereye gideceğinizi iyi bilmelisiniz. Daha önce duymadığınız bir mekanda buluşacaksanız, orası hakkında internetten veya çevrenizden yardım alın.

Düşünsenize içeride herkesin kot ve tişört ile nargile içtiği bir kafe, siz siyah bir gece elbisesi içindesiniz. Başkalarının ne düşüneceği çok önemli değil ancak siz gerginlik ve rahatsızlık hissedeceksiniz, karşınızdakine konsantre olamayacak, mahcup olduğunuzdan doğru karar alamayacaksınız. Kıyafet gecenin en önemli unsurlarındandır. Fazla açık, sizi yansıtmayan, içinde rahat etmediğiniz kıyafetler giymekten mutlaka kaçının. Aman, o gün için yeni bir şey alıp giymeyin. Mağaza kabininde deneyip, beğendiğiniz o pantolon, eve geldiğinizde kocaman bir poponuz varmış gibi gösterebilir. Unutmayın ki, çoğu dükkanın aynaları zayıf gösterenlerden seçilmiştir.

İçinde kendinizi rahat hissettiğiniz, ortama uyum sağlayacak bir giyim seçtikten sonra, sıra makyaj yapmaya gelir. Burada da birçok tehlike bulunur. Özellikle ışıklı bir yerde makyaj yapın, gerçi bu sadece ilk randevu için değil, her zaman geçerlidir. Heyecanınız ve kendinizi beğendirme içgüdüsü ile yüzünüzü palyaçoya çevirmeyin. “Karanlıkta bütün kadınlar güzeldir” cümlesini bu gece unutun. Gideceğiniz yerin ne kadar loş olduğu önemli değil. Kıyafetle uyumlu makyaj yapacağım diye suratınızı gökkuşağına döndürmeyin. Örneğin turuncu renk bir gömlek giydiyseniz, göz farı olarak turuncu seçmek, uyumdan çok uzak bir görünüm sağlayacaktır. En güzel ve doğru makyaj, yokmuş gibi durandır. Cildinizdeki hataları kapatın, doğal tonlarda far ve sizi az önce kumda güneşten kalkmış gibi göstermeyecek bir allık sürün. Doğal olun, gülümsemek makyajdan daha fazla güzellik katacaktır.

Saçlarınızı kuaförde bülbül yuvası gibi yaptırtmayın. Özenli ama abartısız olun. Çok yüksek topuklu giymeyin. Yemekten sonra güzel bir yürüyüş yaparak belki de ilk defa elleriniz birbirine çarpacaktır, bu keyifli yürüyüş ayakkabılar yüzünden iptal olmasın.

Artık hazırsanız, evden çıkmadan ufak detayları kontrol edin. Telaşınız yüzünden anahtarınızı, cep telefonunuzu ve cüzdanınızı unutmayın. Telefonunuzun şarjının dolu olması sizi muhtemel karmaşalardan koruyacaktır. Bir ayrıntı daha, ilk randevuda cebinizde hesabın yarısını ödeyecek ve gerektiğinde taksi ile eve dönecek kadar para bulundurun. Neyle karşılaşacağınızı tam olarak bilemezsiniz.

Randevuya 15 dakikadan fazla gecikmeyin. Karşınızdakine değer vermediğinizin göstergesi olarak algılanma olasılığı yüksektir. Daha kötüsü “siz kadınlar neden hiçbir yere vaktinde gidemezsiniz?” cümlesini ya da benzerlerini laf arasında duymak olacaktır.

Bundan sonrası size ve karşınızdakine bağlıdır. Kendiniz gibi olun, doğal davranın. Abartılı ve sizi yansıtmayan davranışlar içine girmeyin, ne olsa ortaya çıkacaktır. Sıcak bir duruşunuz olsun ama laubali olmayın. Beklenti ve isteklerinize ait soruları çekinmeden sorun. Zaman kaybını önlersiniz.

Hoşlanmadığınız biri ile sırf kibarlıktan uzun saatler geçirmeyin. Kaldığınız her saat “seninle ilgileniyorum” sinyali verecektir. Bir daha görüşmeyecekseniz, bunu kibar bir dille anlatın, geçiştirmek için arayacağınızı söylerseniz, bir çok sıkıntı veren telefonu cevaplamak zorunda kalırsınız. Hislerinizi ve düşüncelerinizi açık konuşun.

Candan Ünal

candanmektuplar@msn.com

Twitter: @candanunal

Facebook: www.facebook.com/candanunalaskveiliskiler

Not: Sizden gelen istek üzerine, arşivlerde bulunmayan eski yazıları yeniden yayınlıyorum. Bu yazı Mart 2009 tarihinde “İlk Randevu” başlığıyla yine bu köşeden yayınlanmış eski yazılarımdan biridir. Keyifli okumalar….

Candan Ünal'ın Benzer Yazıları:

Hadi Biraz Cesaret

Bize Böyle Öğretmişler Sevmeyi

İlk Buluşmanın Yasakları

Neden Burada Karşılaştık?

Yalnızlığa Alışınca

Sağlıklı Yaşam ve Diyet